• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası

  

ÇALIŞMALARIMIZ
Linkler

10. Yıl

10. YIL / 34. SAYI İÇİN

         Ulusal Eğitim Derneği’nin 10. yılını, Öğretmen Dünyası dergisinin 400. Sayısını kutlama etkinliğimize hoş geldiniz.

            Değerli konuklar, geçmişi daha eski olduğu için önce dergimizle ilgili birkaç söz söylemek isterim.

            32 sayfalık dergimizin Ocak 1980 tarihli ilk sayısıyla Nisan 2013 tarihli 64 sayfalık son sayısı arasında biçim yönünden epeyce farklılıklar görülür. Ama o günden bugüne taşınan öz, yani temel felsefemiz, yayın anlayışı ve politika yönünden değişen bir şeyin olmadığını söylemeliyim: Eğitimimiz tam bağımsızlıkçı olmalı. Okullarda hurafe değil, bilim yücelmeli. Yetişen kuşaklar kinle, düşmanlıkla değil, sevgi ve hoşgörüyle donatılmalı. Yoksul-varsıl ayrımı gözetmeksizin herkese fırsat eşitliği tanınmalı. Okullarda dayak, şiddet gibi ilkel davranışlar bitmeli. Öğretmenden hizmetliye herkes tek çatı altında, güçlü bir örgüte sahip olmalı. Öğrenciler çok kitap okumalı. Yöneticileri okulun bütün bileşenleri özgür iradeleriyle seçmeli. Bölgeler arasında eğitim hizmeti açısından ayrım gözetilmemeli…

            Bu temel eğitim ilkeleri, 34 yılın değil, herhalde yüzyılların değişmeyecek gerçekleridir. Ancak, bizim gibi, hem bağımsızlığını, hem bilim ve sanatla, özgür akıl ve yaratıcı yeteneklerini başka güçlere teslim eden iktidarların bize biçtiği rol, bu ilkelerle bağdaşmayacak yol izlemiştir. Bugünün bütün kozlarını açık oynayan karşıdevrimci iktidarına gelinceye dek, 60-65 yıl öncesine uzanan irili ufaklı çökertme planları, bugünün işbirlikçileri için işi kolaylaştıran basamakları oluşturmuştur. Son 10 yılın, özellikle 444 numaralı son 1 yılın eğitim fotoğrafı, bütünüyle ülkemizin bugünü ve geleceği için yüz karasıdır.

            İşin bu yanıyla ilgili daha ayrıntılı durum saptamasını biraz sonra değerli konuşmacılarımız, Sayın Serter ile Akgül yapacaklar. 20 milyona ulaşan okul çağındaki çocuk ve gençlerimizin nasıl bir eğitim iklimi içinde bulunduklarını onlardan dinleyeceğimiz için, uzatmadan, derneğimiz hakkında birkaç söz etmek istiyorum.

            17 Nisan, yakından bildiğimiz, hepimizin içinde özel bir yeri olan tarih. Ulusal Eğitim Derneği’nin 2003’teki kuruluşu, özellikle bu tarihe denk getirildi.

            Köy Enstitüleri, önü ve sonuyla 10 yıllık bir dönemi kapsayan eğitim kuruluşlarıydı. 1940, 1950!

            Bugünün iktidarı kaç yıllık?

            2003, 2013. O da 10 yıllık. 1940 ile 1950 arasında yetişenlerle 2003-2013 arasında yetişenleri içimizden karşılaştıralım. Fazla söz gerektirmez. İnsan, aynı insan… Ama ondan yetişen iki ürün arasındaki farkı size anlatmanın gereği yok.

            O 10 yılın iş başındaki eğitim kadrosuyla son 10 yılın kadrosunu, kimi örnekler üzerinden düşünmek, her şeyi daha açık anlatmak için yeterlidir: Hasan Ali Yücel, Hüseyin Çelik… Ya da İsmail Hakkı Tonguç, Ömer Dinçer…   Çifteler Köy Enstitüsü Müdürü Rauf İnan, velileri toplantı için Cuma namazına çağıran Niğde Milli Eğitim Müdürü…

            Değerli konuklar;

            Bugünün göstermelik barış havarilerinin samimiyetsizlikleri, 10 yıldır Cumhuriyete, Kurtuluş Savaşının hem felsefesi hem önderlerine karşı sürdürdükleri açık saldırganlıklarından kolayca çıkarılabilir. Elbette bu topraklarda kan, düşmanlık olmasın. Ama 1 yıl önce edilen “kinle yetişecek gençlik” sözlerini, sözde barış süreci işlerken, tabelalardan önce kaldırılıp sonra sıkıyı görünce geri kondurulan T.C. ibareleri, hangi “barış”ı anlatır?

            Derneğimizle, dergimizle; artık her şeyiyle açık işleyen bir karşıdevrimle kavgalıyız. Bizim öncülerimizden devraldığımız miras, sonuna kadar bu kavganın içinde olmamızı gerektiriyor. Az gibi, küçük gibi görünmemiz bizleri ürkütmemeli. Bu toprakların gerçek ruhunu bizler temsil ediyoruz. Emperyalizmin buyruğuyla iş görenler bir süre zorbalıklarını sürdürebilirler. Ama böyle kavgaların kazananları öteden beri bellidir. Yine öyle olacaktır. Onun için enseyi karartmayacağız. Kendi gücümüze, tarihten devraldığımız mirasa güveneceğiz. Her birimiz, şimdiye kadarkinden daha çok elimizi taşın altına koyacağız. Birbirimizle daha çok kenetlenecek, istersek bu aydınlanma düşmanlarını, hurafeci tayfasını başımızdan def edebileceğimizi bilmeliyiz. Çocuklarımıza, ülkemizin geleceğine sahip çıkmak, bugünün en gerekli işlerindendir. İşimizi aksatmayalım derim.

            Sizleri saygıyla selamlıyorum.             

                                                                    20 Nisan 2013

                                                 Nazım Mutlu


 



Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam14
Toplam Ziyaret32817
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar3.47333.4872
Euro4.16964.1863
Hava Durumu
Anlık
Yarın
34° 35° 20°
Takvim