• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası

  

ÇALIŞMALARIMIZ
Linkler

ÖRGÜT KÜLTÜRÜ

ULUSAL EĞİTİM DERNEĞİ

 

                                          ÖRGÜT KÜLTÜRÜ

 

                                                 (ÖNERİLER)

 

Ulusal Eğitim Derneği Kurucu Yönetim Kurulu Başkanı Zeki Sarıhan tarafından hazırlanan bu öneriler, oluşması düşünülen örgüt kültürüne katkı amacıyla hazırlanıp üyelerin görüşüne sunulmuştur. 

 

            Örgüt Kültürü Nedir?

 

            Örgüt kültürü, bir derneğin ve dernek mensuplarının bağlı olacağı ve alışkanlık haline gelen kuralların, davranışların ve anlayışların bütünüdür. Buna örgüt iklimi de denilmektedir.

Örgüt kültürünü oluşturan etmenler birden fazladır. Öncelikle dernek, sendika, vakıf, şirket gibi kuruluşlar, belirli yasalara tabidirler. Kuruluşların hangi esaslara göre işleyeceklerini bu yasalar göstermektedir. Bu bakımdan aynı türden kuruluşların (Örneğin derneklerin) çalışmalarında büyük benzerlikler vardır.

İkinci olarak kuruluşların tüzüklerinde belirlenen amaçlar ve özel maddeler örgüt kültürünün oluşmasında önemli etkenlerden biridir. Bu amaç ve maddelerdir ki, derneklerin kültürlerini birbirlerinden farklı kılar.

Örgüt kültürünün oluşmasında üçüncü ve belki de en önemli etken, dernek topluluğunu oluşturan kişilerin, yani yönetici, denetçileri, üyeleri ve varsa çalışanlarının anlayışlarıdır. Öyle dernekler vardır ki, başkanının ihtirasları, bencilliği, çıkarcılığı nedeniyle başarısız olur ve böyle bir örgütün verdiği imaj, belli amaçlar çerçevesinde özveriyle çalışan, kişisel beklentileri olmayan yöneticilerin yönettiği derneklerden çok farklı olabilir.

Bu öneriler demetinde, Ulusal Eğitim Derneği yönetici ve üyelerinin nasıl bir anlayışla çalışmaları, birbirleriyle ilişkilerinin ne olmaları gerektiği konularında görüşler belirtilmektedir.

 

               Derneğe kimler üye olabilir?

 

               Ulusal Eğitim Derneği’ne kimlerin üye olabilecekleri, derneğin tüzüğünde belirtilmiştir. Tüzük maddelerini benimseyen ve ödentilerini ödeyen herkes. Bunun dışında hiç kimse için bir sınırlama getirilmemelidir. Tüzük, bunu zaten sınırlamıştır. Derneğe, farklı siyasi görüşten insanların üye olabileceği açıktır. Siyasi gruplaşma ve bölünme, sendikaların ve derneklerin temel sorunlarındandır. Ulusal Eğitim Derneği’nde yönetim için aday ekipler oluşabilir. Bu gruplaşma, siyasi bir gruplaşma değil, dernek çalışmalarını başarıya ulaştırmada bir yarış biçiminde ortaya çıkmalıdır. Genel kurul toplantılarında divan, herkese ve her ekibe adil davranmalıdır.

 

               Ulusal eğitimi savunmanın onur ve sorumluluğunu duymak

 

               Derneğin,  tüzüğünde “Bağımsızlıkçı, aydınlanmacı, halkçı bir eğitimi savunacağı” belirtilmektedir.  Dernek kurucu ve üyelerini bir araya getiren böyle yüce bir amaçtır. Bunun sorumluluğu da büyüktür. Derneğin bütün mensupları, söz ve davranışlarında, birbirleriyle ilişkilerinde ve dernek çalışmalarında her zaman bu onuru ve sorumluluğu duymalıdırlar. “Ben Ulusal Eğitim Derneği’nin üyesiyim”  demek, yüce amaçlı bir topluluğa mensubum anlamına gelir. Böyle bir kişi, bütün gözlerin kendisine çevrilmiş olduğunu hissedecektir. Davranışlarında derneği lekeleyecek herhangi bir harekette bulunmaktan kaçınacaktır. Bu dernek üyelerinin boş, anlamsız işlerle uğraştığı, iyi ve olgun ve bilgili bir kişi olmadığı izlenimini vermekten şiddetle kaçınacaktır. Dernek üyeleri, katıldıkları toplantılardaki söz ve davranışlarıyla “Bu herhalde Ulusal Eğitim Derneği üyesi” dedirtecek kadar farklı bir hava yaratmalıdırlar.

 

               Derneği tanıtmak ve başkalarını ulusal eğitime kazanmak

 

               Dernek üyeleri, derneğe kayıtlarını yaptırmak ve ödentilerini ödemekle yetinemezler. Ulusal Eğitim Derneği’nin başarısı, tanınması ve başkalarını derneğe, derneğin amaçlarına kazanmaya çalışmayan bir dernek üyesi düşünülemez. Üyeler bu tutumu almazlarsa dernek gelişemez. Dernek dışında olanlar, bu derneğe üye olmak için orada kimlerin bulunduğuna haklı olarak bakarlar. Yalnız derneğin niteliği hakkında değil, ona üye olup olmamaya karar verirken de üyelerin tutumlarını süzerler. Dernek üyeleri, gittikleri yerlere derneğin amaçlarını ve çalışmalarını ifade eden metinler götürerek ilgili insanlara vermeli, sözlü olarak da derneği tanıtmalıdırlar. Üyeleri böyle bir tutum alan dernek halka halka gelişir, güçlenir.

 

               Üyelerin birbirlerini tanıyıp dost olmaları

                   

               Aynı amaç çevresinde toplanmış olan Ulusal Eğitim Derneği üyeleri, birbirlerini yakından tanımalı, birbirleriyle işbirliği yapmalı ve dost olmalıdır.  Dernek üyeleri, farklı siyasi partilere mensup olabilirler. Farklı mesleklerdedirler. Değişik okullardan mezun olmuşlardır. Yaşları ve doğal olarak cinsiyetleri farklı olabilir. Bu durumlar, onlar arasında gruplaşma yaratmamalıdır. Çünkü ulusal varlığın tehlikeye girdiği koşullarda en anlamlı birliktelik ve dostluk, ulusalcılar arasında kurulandır. Bütün diğer etmenler geri plandadır. Yalnız eğitimi değil, Türkiye’yi de bu birliktelik kurtaracaktır. Öyle olunca Ulusal Eğitim Derneği üyesi, bütün diğer üyeleri en yakın dost ve kardeş bilir. Başka bir kente gittiği zaman ilişki kuracağı ilk kişi, derneğin o kentteki üyeleridir. Dernek üyeleri, birbirlerinin sorunlarının çözümüne yardımcı olurlar ve her vesile ile dostluklarını pekiştirmenin yollarını ararlar. Birbirlerinden farklılıklarını anlayışla karşılarlar.

 

               Danışma kültürü

 

               Ulusal Eğitim Derneği’nin üyeleri gerek derneğin amaçlarını gerçekleştirmede, gerek dernek içinde kendi tezlerini kabul ettirmede cesur, ısrarlı ve kararlı olmalıdırlar. Bir derneğin olduğu kadar bir kişinin başarıya ulaşmasında en önce gelen koşul budur. İddiasız insanlar ve örgütlerin herhangi bir şeyi başarma şansları yoktur. Bazen doğruları tek bir kişi temsil eder. Bu nedenle, ortalama ve gel geç yargılara kapılmamalı ve yaratıcı olunmalıdır.

               Ne var ki bu kararlılık ve iddia sahibi olmayı tamamlayacak çok önemli bir tutum da, danışmadır. “Danışan dağlar aşmış” atasözü bunun için söylenmiştir. Ortak akıl denilen şey de budur. Dernek üyeleri, iddialarında ne kadar kararlı olurlarsa olsunlar, o konuda başkalarının düşüncelerini de almaya özen göstermelidirler.  Ancak bu yolla hayalcilikten gerçekçiliğe ulaşılabilir. Aşırı, zamanın koşullarına uymayan, hatalı düşünceler törpülenebilir.

               Danışma, görüş alma mekanizması her yerde ve şart altında yapılabilir. Bunu örgütlü bir biçimde yapabileceğimiz yer ise yönetim kurulu, komisyon ve genel kurul toplantılarıdır.

               Dernek üyeleri, herhangi bir sorunlarını çözmek için de birbirlerine dertlerini açmalı ve görüş almalıdırlar.

               Kendi düşüncesi ne olursa olsun derneğin yöneticileri ve görevlileri ortak kararlara saygı göstermeli, kendi düşüncelerine uymuyor diye bunların uygulanmasına engel olmamalıdır. Bu durumda yapılacak iş, kararın değiştirilmesi için yeni başvurularda bulunmaktır. Dernekte kişiselliğe, yani dedim-dedik tutuma yer olmamalıdır.

 

               Demokratik merkeziyetçilik

 

               Demokratik merkeziyetçilik, derneğin hem tabanının kararlarına ve görüşlerine uyması, hem de merkezin kararlarına göre hareket etmesidir. Dernek merkezi, genel kurulun kararlarına; şubeler, şube kurullarının kararlarına göre hareket etmek zorundadırlar. Bunun dışındaki hususlarda şubeler genel merkezin, üyeler şube yönetiminin aldığı kararlara uymak zorundadırlar. Her kafadan bir sesin çıktığı dernekler, amaçlarına ulaşamazlar. Derneğin görüşlerini kamuoyu ve yetkili kuruluşlar nezdinde dile getirme hak ve görevi genel başkana aittir. Genel Başkan Yardımcısı, Genel Sekreter ve öteki Merkez Yönetim Kurulu üyeleri bu hakkı genel başkanın görevlendirmesiyle kullanırlar. Şubeler için  de aynı anlayış geçerlidir.

 

               Özveri göstermek

 

               Ulusal Eğitim Derneği üyeleri özverilidirler. Derneklerine bütçelerinden, emeklerinden ve zamanlarından katkıda bulunurlar. Ödentilerini zamanında ödemek bir özveri değil, herkes tarafından paylaşılan bir zorunluluktur. Dernek ödentisinin yüksek olduğunu, bu nedenle üye olamayacağını söyleyenler haklı değildirler. Ulusal eğitimin önemini kavrayan ve bunun için çalışmak, örgütlenmek gerektiğini bilen herkes ne yapıp edip bu parayı bulur. Ancak dernek işlerinin yalnız ödenti ile dönmeyeceği ortadadır. Her dernek üyesi, bütçesinin elverdiği oranda derneğinin ihtiyaçlarının giderilmesi için özveride bulunur. Bu nakit para bağışı olabileceği gibi, bir eşya bağışı da olabilir. Bunun derneğin verdiği işleri yapmak, örneğin ulusal eğitim konularında yazı hazırlamak gibi özveri yolları da vardır. Bu anlayışa sahip üyelerden oluşan bir derneğin asla sırtı yere gelmez. Ulusların ve bu arada ulusumuzun bir parçası olan üyeler topluluğunun olanakları sınırsızdır. Dernek üyeleri, derneklerine yaptıkları katkılarla gurur dayarlar. Bu tip çalışmalarda kanıtlanmıştır ki, özveri göstermek için başta gelen maddi değil, gönül zenginliğidir. Maddi durumu iyi olan nice insan vardır ki, bunun kendinden başka kimseye faydası yoktur. Olanakları kıt olan nice insan da vardır ki, emeği ve zamanı ile çalıştığı ortama büyük katkılarda bulunur.

 

               Karşılık beklememek

 

               Ulusal Eğitim Derneği üyeleri, derneklerine yaptıkları emek ve maddi katkılarından ötürü bir karşılık beklemezler. “Ben şunu yaptım, ben bunu yaptım” diye böbürlenmezler. Dernek üyeleri, herkesin çalışmasına, katkılarına ve diğer kişisel özelliklerine göre zaten herkesi değerlendirir. Göreve istekli olmak açısından unvan, yaş, kariyer, cins, maddi durum belirleyici olamaz. 

 

               Açıklık ilkesi

 

               Dernek çalışmalarında açıklık ilkesi uygulanır.  Yönetim kurulu ve komisyon çalışmalarında, akışını bozmamak koşuluyla yönetim kurulu ve komisyon üyesi olmayanlar da söz alabilir, önerilerini dile getirebilirler. Yalnız oy kullanamazlar. Hesapların tutulmasında gizlilik olamaz. Dernekte hesapları tutan üye, her toplantıda yönetim kurulu üyelerine ve isteyen üyelere derneğin gelir ve giderlerini, kasa hesabını açıklar. Hatta bunları ilan panosuna asmakta yarar vardır. Bu yolla üyeler derneklerine daha çok güven duyarlar.

 

            Ödentileri düzenli toplamak

 

            Ciddi bir derneğin üyeleri, ödentilerini düzenli olarak öderler. Bir çok dernek vardır ki, üyelerinin ancak üçte birinden, dörtte birinden ödenti almaktadırlar. Buna rağmen ödenti ödemeyenlerin üyeliği düşürülmemektedir. Üye sayısı bakımından Ulusal Eğitim Derneği başka bir dernekle yarışmadığına göre, derneğin üye sayısı, ödentilerini verenlere eşit olacaktır.

            Ödenti vermek bir sorumluluk olmakla birlikte, onu almak için dernek yöneticileri yol ve yöntem geliştirmelidirler. Dernek saymanının en önemli işi, dernek gelir kaynaklarını harekete geçirmektir. En önemli gelir kaynağı da ödentilerdir. Hele Ulusal Eğitim Derneği gibi Avrupa örgütlerinden para almayı reddeden bir dernek için ödentiler asla ihmal edilemez. Ödentileri almak için toplantılar ve diğer kişisel karşılaşmalar birer fırsattır. Üye ile karşılaşılamıyorsa sırf bunun için ziyaret gerekebilir. Daha da olmazsa, ödenti borçları birikmiş olanlara birer yazı çıkarılabilir. Süresi içinde, gerekli ihtar da yapıldığı halde ödenti ödemeyenlerin tüzük gereği üyelikten çıkarılmalarında asla tereddüt göstermeye yer yoktur.

            Alınan bütün ödentilerin karşılığında makbuz kesilmeli ve durum üye defterine de işlenmelidir.

 

               Toplantı disiplinine dikkat etme

 

               Bir derneğin nasıl bir kültüre sahip olduğunu anlamak için yönetim kurulu toplantılarına bakmak yeterlidir. Toplantılarda dikkat edilecek belli başlı hususlar şunlardır.

Zamanında başlama: Ülkemizde derneklerin en büyük zaaflarından biri düzenledikleri toplantıların zamanında başlamamasıdır. Bu öyle bir kötü gelenektir ki, bir çok üye, toplantının başlama saatinden sonra sallana sallana toplantıya gelir. Diğer toplantılara da zamanında gitme alışkanlığı zayıftır. Ulusal Eğitim Derneği, bu kötü geleneği yıkarak bütün toplantılarını ilan edilmiş saatte başlatmalıdır. Bunu bir kültür haline getirmelidir.

Hazırlıkları önceden yapma: Toplantıyı yönetecek ve toplantıya bilgi ve belge sunacak kişiler hazırlıklarını önceden yapmalıdırlar. Gündem önceden hazırlanmış olmalıdır. Gündem okunarak maddeler hakkında öneri alınmalı ve oylanıp kesinleşen gündeme mutlaka uyulmalıdır.

Toplantılarda hitap: Toplantı başkanı mutlaka masanın başına, herkese hakim bir noktaya oturmalıdır. Başkan, tartışılan konular hakkında herkesin görüşünü sormalıdır. Üyeler görüşlerini net olarak bildirmelidirler. Sağlıklı kararlar ancak böyle alınır.

 

               Dernek etkinliklerle büyür

 

               Bir derneğin, belirli sürelerde toplanıp bazı kararlar almasıyla büyüyüp genişleyemeyeceği ortadadır. Dernekleri büyüten etkinliklerdir. Üyeler, etkinliklerdeki başarıyı gördükçe bu derneğe üye olmaktan ve yardım etmekten gurur duyarlar. Yeni üyeler de etkinlikler içinde kazanılır.

               Ulusal Eğitim Derneği’nin etkinlikleri, konferans, panel, açık oturum, kurultay, kongre, söyleşi, yemek, imza kampanyası, yürüyüş, basın toplantısı, yayın çalışması vb. olabilir. Etkinlikler, yeterli hazırlık yapılabilecek bir zaman önce planlanıp hayata geçirilmeli, bunların her birinde amaç, hedeflenen katılım, etkinlik yapılacak yerin kapasitesi, etkinliğin sorumluları açıklıkla belirlenmelidir. Yönetim kurullarının çizdiği çerçeve içinde alt kurullara sorumluluk vermekten kaçınmamalıdır. Bu kurullarda görev alan üyeler, sorumluluklarının bilinci içinde yetkilerini kullanmakta tereddüt etmemeli, her şeyi başkana danışma yoluna gitmemelidir.

               Toplantı yapılacak salonlar önceden hazırlanmalı, gelenler güler yüzle karşılanmalı, konuşmacılarla özel olarak ilgilenilmelidir. Toplantı sonunda konuşmacılara teşekkür etmekte, bir demet çiçek veya derneği hatırlatacak kitap gibi bir armağan vermekte yarar vardır. Son yıllarda bir çok derneğin yaptığı plaket verme işi doğru değildir. Plaketler, çok özel anlarda verilen teşekkür belgeleridirler. Bir toplantı için kullanılmaları yersizdir.

               Ülkemizde konuşmacılara hangi sıra ile söz verileceği hâlâ belli kurallara bağlanmış değildir. Özel bir neden yoksa, gözetilecek sıra soyadı sırasıdır. Yapılan afişlerde ve el ilanlarında da buna dikkat edilmelidir.

 

               Kamuoyu yapma

 

               Çağımızda iletişim, basın yayın araçları ve tanıtım büyük bir önem kazanmıştır. Ulusal Eğitim Derneği çalışmalarını üyelerine ve kamuoyuna duyurmak için bu olanakları sonuna kadar kullanmak zorundadır.

               Etkinlikler, düzenlenmeden önce ve düzenlendikten sonra ulusal -veya şubeler için yerel- basına duyurulmalıdır. Basın yayın organları arasında ayrım yapmak doğru değildir. Bunun için dernekte kullanışlı bir adres, telefon, belgegeçer listesi hazır bulunmalı ve ihtiyaca göre yenilenmelidir.

 

            Düzenli yayın çıkarma

 

            Dernek merkezi ulusal eğitim düşüncesini yaymak ve çalışmalarından haber vermek üzere düzenli yayın çıkarmalıdır. (Bu ihtiyaç halen Öğretmen Dünyası tarafından giderilmektedir). Şubeler ise, olanakları ölçüsünde haber bülteni çıkarmalıdırlar. Bu bültenler, haftalık, on beş günlük, aylık veya iki-üç aylık olabilir, ancak düzenli çıkarılmaları şarttır. Bir kaç sayfalık bu bültenler, yalnız çalışmalarını haber vermekle yetinmelidirler. Bültenler, üyelerden başka, konuya ilgi duyacak ve derneği ilgisi çekilecek kişi ve kurumlara da gönderilmelidir. Bu bültenlerin örnekleri düzgünce arşivde saklanmalıdır.

 

            Yazışmalarda gösterilecek özen

 

            Dernek yazışmaları, ilke olarak yönetim kurulunun sekreter üyesi tarafından hazırlanır. Dernek içi yazışmalarda başkan ve sekreterin, dernek dışı yazışmalarda başkanın imzası bulunur. Yazılar, dernek adını ve adresini taşıyan başlıklı A-4 boyutunda beyaz kâğıda bilgisayarla yazılmalı, gönderilmeden önce dikkatle okunarak gerekli düzeltmeler yapılmalıdır. Yazışmalar, gerçekte bir derneğin işindeki özeni, konuya hakimiyetini gösterir.

            İmzalar, kesinlikle siyah-mavi veya mavi mürekkepli dolmakalemle atılmalıdır.

               Gönderilen her yazının örneği dosyasında saklanmalıdır.

               Zarfların üstü bilgisayarla, buna olanak yoksa düzgün bir el yazısıyla yazılmalıdır. Yazısı düzgün olmayanlar dernek sekreteri yapılmamalıdır.

 

            Sözlü iletişim

 

            Yakın yerdeki adreslere, gönderileri elden teslim etmenin hem posta giderini azaltmak, hem de karşı tarafla iletişim kurmak için yararı vardır. Pek az yazı, sözlü iletişimin yerini tutabilir.

            Telefon edilirken, telefon eden kişi, adını, soyadını ve dernekteki görevini, kimi niçin aradığını kısa ve net olarak bildirmeli, telefonu bağlayacak kişiye teşekkür etmeli, konuşacağı kişiye karşı nazik davranmalı ve istediğini kısaca anlatmalıdır. Telefonda uzun sohbetlere dalmak doğru değildir. Karşı tarafın zamanının el verip vermediğini bilmediğimiz gibi uzun konuşmalar telefon giderlerinin artmasına da neden olmaktadır. Ev ve işyeri telefonu bulunan kişinin zorunlu olmadıkça cep telefonu aranmamalıdır.

            Derneği arayan ve telefon numarası da bırakmış kişiler mutlaka aranmalıdır.

            Posta dağıtımı dışında bütün görüşmelerimiz için önceden randevu almakta yarar vardır. Randevu alırken karşı tarafa bunun için ayıracak ne kadar zamanı olduğu sorulmalı ve görüşmelerde bu zaman aşılmamalıdır. Görüşmede hal hatır sorduktan sonra hemen konuya girmekte yarar vardır.

            Ziyaretçiler mümkünse kapıda karşılanmalı ve kapıya kadar yolcu edilmelidir. Gelen ve gideni oturduğumuz yerden karşılamak ve uğurlamak doğru değildir. Bazı ziyaretçiler, gereksiz sohbete dalmayı sevmekte, işimiz olup olmadığına bakmadan gerektiğinden fazla oturmakta ve bizi çalışmadan alıkoyabilmektedir. Bu gibi zaman israfını önlemek için onlara çalıştığımızı ve kendilerine ayıracak zamanımızın sınırlı olduğunu hissettirmekte yarar vardır.

            Dernek yöneticileri, dernekteki görevlerini belirtir birer kart bastırmalı ve bunu gerekli yerlerde kullanmalıdırlar.

             

            Tutanak tutma

 

            Bir derneğin en değerli arşivi, toplantı tutanaklarıdır. Bir kuruluş için bunlar hazine değerindedir. Tutanak tutmak, üyeleri belleklerine yüklenmekten kurtarır; görüşmeler ve alınan kararlar hakkında gereksiz tartışmaları önler. Yıllık çalışma raporlarının hazırlanmasında bu tutanaklar yardımcı olur. İleride derneğin tarihi yazılacaksa toplantı tutanakları da bunun için önde gelen kaynaklar arasındadır. Tutanaklarda, toplantının gündemi, başlama ve bitiş saati, toplantıyı yöneten ve tutanağı tutan, toplantıda bulunanlar ve bulunmayanları adları yazıldıktan sonra, gündemin her bir maddesi için en az bir paragraf açılmalı, söylenenler özetle fakat söyleneni yansıtacak biçimde yazılmalıdır. Tutanak, aynı toplantıda veya bir sonraki toplantıda okunarak katılanlar tarafından imzalanmalıdır. Tutanakta düzeltme yapmak isteyenler, itirazlarını tutanağa yazılı olarak eklemelidir. Tutanaklar numaralanmalı ve bir dosyada düzgünce korunmalıdır.

 

            Arşiv oluşturma

 

               Ülkemizde, dernekçilikte en zayıf yanlarımızdan biri arşiv oluşturmaktır. Arşiv, bir derneğin tarihini ve çalışmalarını açıklıkla gösterir. Derneğin gelen-giden yazıları, karar defterleri, hesap cetvelleri, toplantı tutanakları, üye defterleri zamanında tutulup işlenmeli ve düzgünce sınıflandırılarak korunmalıdır. Öyle ki, dernekte ulaşılması istenen bir bilgi ve belgeye zahmetsizce ve en kısa zamanda ulaşılabilmelidir.

               Derneğin bir kısım evrakı, örneğin herhangi bir komisyon toplantısında alınan kararlar, günü geçmiş veya işe yaramıyor gerekçeleriyle atılamaz. Hiçbir dernek, bu gibi arşivini koyacak yer bulmaktan aciz olamaz. Arşiv, derneğin hafızasıdır.

               Yazılı belgeler gibi, fotoğraflar ve diğer görsel malzemeler de, içerikleri açıkça belirtilip üstlerine yazılarak ve tarihlenerek, sıraya konulup arşivde tutulmalıdır. Örneğin bir fotoğrafın arkasına, çekildiği tarih, konu ve fotoğrafta görülen adlar yazılsa iyi olur.

 

               Hesapları düzgün tutmak

 

               Dernek hesaplarının nasıl tutulacağı, bunun için hangi defter ve belgelerin kullanılacağı Dernekler Yasası’nda belirtilmiştir. Bir derneğin hesaplarının her türlü şüpheden uzak tutulması için çok dikkatli davranılmalıdır. Bütün önleyici kurallara rağmen, parti, dernek, vakıf, kooperatif gibi kuruluşlarda niyet kötü olduktan sonra “kitabına uydurarak” yolsuzluk yapmak mümkündür. Bunu önlemenin yolu, sıkı bir denetimdir. Dernek saymanı, bütün toplamları en az iki kez yaparak yazmalı, bunları, denetleme kuruluna açmadan önce başka arkadaşlarından da yardım almalıdır. İlgililer, dernek hesaplarında küçük-büyük hiçbir yolsuzluğa göz yumamaz. Ulusal Eğitim Derneği’nin hesaplarında en büyük denetleyici üyelerinin halkçı vicdanıdır.

 

                 Büro düzenleme

 

                  Ulusal Eğitim Derneği’nin bürosu adına yaraşır bir sadelik ve kullanışlılık içinde olmalıdır. İyi döşenmemiş, kullanışsız, kir pas içinde bürolar, çalışanlarda çalışma şevkini kıracağı gibi, dernek üyeleri ve ziyaretçiler üzerinde de iyi bir izlenim bırakmaz.

                  Dernek eşyaları, ikinci el olabilir ama eski püskü olmamalıdır.

                  Ulusal Eğitim Derneği’nin bürolarında masa, sandalye, dolap gibi eşyadan başka telefon, bilgisayar, faks gibi modern yazı ve iletişim araçları bulunmalıdır. Özel günlerde asılmak üzere temiz ve ütülü bir Türk Bayrağı, derneğin veya şubenin adını belirtir bir pankart, Atatürk resmi, siyasi ve karayollarını gösteren iki harita, dernek üyeleri veya yönetim kurulu üyelerinin fotoğraflarını gösteren bir levha, dernek hakkında basın kesiklerinin asıldığı bir pano, Ulusal Eğitim Derneği’ne yakışır. Bütün bu panolar ve levhaların üzerindeki bilgiler, zamanı gelince değiştirilerek yenilenmelidir.

                  Bürolarımız evlerimizden daha tertipli ve temiz olmalıdır. Çünkü bürolar kolektifindir.

                  Bürolarımızın güvenliği ve bürolardaki eşyanın korunmasına özel bir dikkat göstermek gerekir. Bürolarımız ve buradaki eşyanın sorumluları belli olmalı ve büro için kaç sorumlu varsa o kadar kapı anahtarı yaptırılmalı ve anahtar başkalarına verilmemelidir. Görevlerinden ayrılanlar, anahtarlarını ve sorumluluğunu üstlendikleri dosyaları yeni görevlilere teslim etmelidirler.

                  Bürolarda nöbet tutuluyorsa, nöbetçiler, günlük nöbet defterine, o günkü gelişmeleri, yaptıkları işleri ayrıntılı biçimde yazmalıdırlar. Toplantıların bitiminde, ortalığın toplanması yarına bırakmamalı, görevliler bürodan ayrılmadan ortalığı düzenlemelidirler. Elektrikler söndürülmeli, havagazı düğmelerinin, muslukların kapalı olup olmadığı kontrol edilmeli. Yanan sigara izmaritleri varsa söndürülmelidir.

 

                    Giyim kuşam

 

                  Dernek yönetici ve üyeleri giyim kuşamlarına dikkat etmelidirler. Bunun sınırı, toplum tarafından kabul edilirlik derecesidir. Normali, bir öğretmen kılığıdır. Erkekler bir ziyaretten önce veya bir ziyareti kabul etmeden önce mutlaka tıraş olmalı, yaz mevsimi değilse boyunbağı takmalıdır. Bazı gençlerimizde görülen uzun saç, küpe gibi modalar Ulusal Eğitim Derneği üyelerine yakışmaz. Spor giyinmemiş isek giysimiz daima ütülü olmalıdır. Özellikle toplantılara giderken en düzgün giysilerimizi giymeye özen göstermek zorundayız. Derneğin bayan üyeleri de Cumhuriyet kadınına yaraşır bir giyim ve davranış kültürü taşımalıdırlar.

 

            Başarının altın anahtarı: Zamanı iyi kullanmak

 

            Çalışkan olmak başlı başına bir meziyet olmakla birlikte başarıya ulaşmak için bu yeterli değildir. Başarının en önemli anahtarlarından biri zamanı iyi kullanmaktır. Zamanı iyi kullanmak için işleri sıraya koymalıyız.

            İşleri sıraya koymak demek, genel olarak programlı çalışmak demektir. Dernekler bunun için çalışma programları yaparlar. Ulusal Eğitim Derneği’nin çalışma programları ayrıntılı ve gerçekçi olmalıdır ve dernek yöneticileri bu programı başarıya ulaştırmak için gerektiği zaman ona göz atmalıdırlar.

            Her yönetici ve üye ajanda kullanmalı, toplantıları, ziyaretleri, kabulleri, yapacağı diğer işleri bu ajandaya günü, saati, gideceği yerin adresi ve telefonuyla birlikte not etmelidir. Kendimize bazı hatırlatmalar yapmak için küçük not kâğıtları kullanmak yerine bu ajandaları kullanmalıyız. Böylece hem onları kaybetmemiş oluruz, hem de sonradan hatırlamak istediğimiz şeyleri bu ajandadan bulabiliriz.

           

            Sonuç

 

            Ulusal Eğitim Derneği, Yurdunun bağımsızlığını her şeyin üstünde tutan, kendini halka adamış, kafası aydınlık, ne yapacağını bilen, zamanını iyi kullanan, güçlüklerden yılmayan bir iradeye sahip, yaratıcı, başkalarından öğrenmeyi ilke edinen, kendini disipline etmiş, bilgili, ağırbaşlı, mütevazı, birlikte iş yapmayı bilen, hesap veren ve hesap soran, işlerinde özenli insanların yaratacağı bir örgüt kültürüyle gelişir ve başarıya ulaşır.

 

            Derneğimiz topluluğu, bu kültürü yaratacak bir birikime sahiptir.

                                                                                                                        Aralık 2003



Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi2
Bugün Toplam5
Toplam Ziyaret32788
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar3.48763.5016
Euro4.18064.1973
Hava Durumu
Anlık
Yarın
22° 35° 20°
Takvim